Sus Pus …

image (Kasım 2014 Suadiye A.G.)

Yapraklarını dökmüş , sus pus ,  gelecek ilkbaharı bekliyor  umutla , üzerinde zaman zaman ziyarete gelen misafirleriyle ..

Varolmanın dayanılmaz güzelliği…

 

 

 

 

sahil 1 (Caddebostan sahili A.G.)

 

Sabah deniz kenarına attım kendimi , yürüdüm.
Denizin , yeni doğan günün nemine karışan kokusunu çektim içime , tuzunu hissettim dudaklarımda..
Günaydın diyen martılara  kocaman bir ‘günaydın’ ile cevap verdim , Kargalarsa oralı olmadı , onlara da ‘günaydın’ diye ben laf attım …
Adadan kalkmış yol alan vapurun ışıkları göz kırptı uzaktan , ‘güle güle’ diye seslendim ona…
Gökyüzünde geceden kalma hilal hala kendini göstermekte ısrarlı , yerini almak için sabırsızlanan güneşe usulca hoşçakal diyordu…
Dalgaların , sahile vuran sesini dinledim monoton..
Denizin üzerinde yol alan tankerin çıkardığı ses yankılandı sahilde..
O sırada hemen yanımdan geçen bir karga kanadıyla öptü beni yanağımdan , İşte dedim , işte hayat bu… Denizin kokusu , martıların sesi , birbirine karışan sesler ….  Bunları görebildiğim / duyabildiğim için şükrettim…Yenilendim , taptaze oldum , dalgalar yıkadı beni baştan aşağı …
Alaca karanlık yerini yavaş yavaş aydınlığa bıraktı sonra , hafif kızararak … Aydınlandı her yer , tıpkı içim gibi..
Arabaların asfaltta çıkardığı sesler  arttı , hayat akmaya başladı  yavaşça , ben de karıştım aralarına.

(2008 Mayıs A.G.)