Orada bir köy var uzakta…

sahil 3

Son zamanlarda bir kaç paylaşım okuyorum medyada , her şeyini satıp çalışma hayatından bıkıp köye gidip yerleşenler ile ilgili , eğer gerçekten istekleri buysa , kendileriyle başbaşa kalıp bu şehir çarklarının arasına sıkışıp kaldığını düşünüp , o marka çanta , bu marka ayakkabı alışverişlerinden bıkıp bundan sonra bir lokma bir hırka diye düşünüp de bunu yapanlara bravo der , tebrik eder  yürürüm.
Ama bir yandan bakıyorum , bunu yapanlar henüz 30 lu yaşlardalar , bekarlar ve kendi hayatlarından başka bir sorumluluğu olmamış gençler, biraz yalnızlar …
Geçen gün yine böyle bir yazıya denk geldim ,önce aferin dedim , hayali buymuş demek ki , sonra daha erken , biraz zaman geçsin bakalım ne kadar daha bu koşullarda mutlu yaşayabilecek diye düşündüm .
Bizler barınma , giyinme , gıda vb ihtiyaçlarımızı kendimiz üretmeyi bilmediğimiz için bilgilerimizi satıp para kazanıp bununla da ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz .. Şehri bırakıp da gidip bir köye yerleşince bir anda bu değişecek mi ? Hayır ..
Herkes çalışıyor , üretiyor , köydekiler de öyle , evet iş hayatının çarkları bazen acımasızca dönüyor ama , bizler bunu , üstelik özel arabalarımızla / servislerle  işe giderken , masalarımızda otururken söylüyoruz , ya fabrikalarda , madenlerde , hastanelerde çalışanlar , otobüslerle her sabah ıngıl tıkış gidip dönenler  ne yapsın , sıkılma lüksü olamayanlar … Keşke  iş hayatı bu kadar yıpratıcı olmasa , ama önemli olan iş hayatının içinde de özümüzü kaybetmeden , önceliklerimizin farkında olarak , kirlenmeden kalabilmek ..

Herkese istediği yaşamı kurabilme , mutlu olma ve farkındalıkla şükredebilme  diliyorum …

Sevgiler..

Emil Michel Cioran

 

1911 de doğmuş ve 1995 de vefat etmiş Romen yazar.
Birkaç yıl önce ‘Çürümenin Kitabı’ nı okuduğumda , doğrusu nasıl bir ruh haliyle böyle bir kitap yazabildiğini merak etmiştim , ayrıca zekasından da çok fazla etkilenmiştim   .
Esasen enteresan , vurucu saptamaları da yok değildir , bazen hak verdiği de olur insanın  o satırları okurken..

Bazı alıntılar :

“içimizde doğan her fikirle içimizdeki birşeyler çürür…”

”modern olmak çaresizlik içinde şunun bunun ucundan tutmaktır’

”Her şey birbirine karışır, tum kazanımlar birer kayıp,
tüm kayıplar birer kazanımdır. “

Yaşamanın amaçsız olmasını ister , çünkü ancak amaçsız yaşanırsa hayatın anlamının anlaşılıp kavranabileceğini düşünür , her yazarın biraz hasta olması gerektiğini savunur ..
Hitler i  çok karizmatik ve başarılı bulduğunu söyleyen yazıları da olduğunu okumuştum bir zamanlar ..

Daha 23 yaşındayken yayınlanan ilk kitabının adı da   ”Ümitsizliğin Doruklarında”  dır.
Çocukluğunda yaşamış olduğu bazı olaylar ruhunun derinliklerinde kapanmayacak yaralar açmış olabildiği düşünülür.
Sistematik düşünce kalıplarını reddettiği için tamamen kendine ait hislerle yazılarını yazdığını söylemektedir ,
Kitaplarında genelde kötümser , negatif bir yaklaşım sergilediğini görürüz , hele benim gibi biraz daha yaşama
umutla bakan ve iyimser biri için , oldukça kasvetli ve karanlık  bir tablo çizmektedir  , ama aslında  yazılarında
gerçeklik payı yok değildir tabii ki..
Tüm okurların , onun felsefesini  anlaması hiç kolay değildir .

Kitaplarından bazıları :

”Burukluk”
”Çürümenin Kitabı”
”Doğmuş Olmanın Sakıncası”
”İtiraflar ve Aforozlar”   .

Hayat…

2 Mayıs 2008 006 ( Heybeliada A.G.)

 

Hayat insana her gün yeni bir şeyler öğretiyor , çalışkan bir öğrenci miyiz ? Yoksa günü mü kurtarıyoruz bilinmez..
Bildiğimiz tek şey günler geçip gidiyor , geri dönüş yok ..